Bilim insanları yansıyan galaksilerin sebebini buldu

Bilim insanları yansıyan galaksilerin sebebini buldu

Yıllar önce tesadüfen ortaya çıkan bir görüntüde iki galaksinin yansıdığı tespit edildi. Bilim insanları Hamilton’ın Nesnesi olarak adlandırılan bu olaya yaklaşık 8 yıl sonra cevap buldu. İki görüntü arasında daha önce kataloglanmamış devasa bir spiral galaksi keşfedildi.

Bilim insanları, Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi’ne (NASA)  ait Hubble teleskobunu kullanarak çarpıcı bir keşif yaptılar. Yapılan keşif ile devasa bir galaksi kümesi olduğu bulundu. Hubble gibi teleskoplar, evrenin derinliklerine baktıklarında, “kütleçekimsel merceklenme” olarak adlandırılan bir durumu kullanarak çok uzaktaki bir nesneyi görüntüleyebilirler. Bu özel olay, galaksi gibi büyük uzak bir cisimle Dünya arasında olan ve uzay zamanının bükülebildiği bir yerde gerçekleşiyor.
Bu sayede gökbilimciler normal şartlarda görülemeyecek kadar uzakta ve soluk görünen nesneleri anlık olarak görebiliyorlar. Ancak bazen bu fenomenler, Hubble trafından 2013’te tespit edilen ve birbirinin mükemmel yansımaları olan 2 nesne gibi görünüyorlar. Bu tuhaf durum bazen garip şekillerde sonuçlanabiliyor.
Bununla brilikte, gök bilimciler hali hazırda kütleçekimsel mercekten dolayı garip şekillere girmiş gibi gözüken galaksileri görmeye alışıklar, fakat bu yansıma diğerlerinden daha farklıydı. Yansıyan nesneyi ilk fark eden Shawnee Eyalet Üniversitesi’nden araştırmacı Timothy Hamilton, “Gerçekten şaşırdık” dedi.
Hamilton ve meslektaşları o zamandan bu yana yansıyan garip nesneyi inceliyorlar ve sonunda yansıyan galaksinin gizemini çözdüler. Daha önce Dünya ile nesne arasında sınıflandırılmamış, uzak galaksinin ikiz görüntüsünü üretecek şekilde hizada duran devasa bir galaksi kümesi olduğunu buldular.
Araştırmacılar, galaksinin arka planındaki karanlık nedeniyle ufak dalgalanmalar yaşadığını belirterek, görüntüsünü yansıttığını söyledi. Çalışmanın yazarlarından Hawaii Üniversitesi’nden Richard Griffits olayı şöyle açıkladı:
Güneşli bir günde yüzme havuzunun dalgalı yüzeyini düşünün, havuzun dibinde parlak ışık desenleri oluşuyor.  Alt kısımda bu parlak desenler, kütleçekimsel merceklenmeye benzer bir etkiyle oluşuyor. Yüzeydeki dalgalanmalar ise kısmi bir merceklenme yaparak güneş ışığını alt kısımdaki parlak desenlere odaklıyor.
Diğer taraftan, bu nadir keşif gökbilimcilerin uzaktaki bir galaksiye bakmalarına izin verecek. Aynı zamanda keşif evrenin büyük bir yüzdesini oluşturan karanlık maddenin de ne kadar “topaklı” ya da ne kadar “pürüzsüz” olduğunun ortaya çıkarılmasına katkı sağlayacak.
Bilim insanları, bu konu hakkında henüz çok fazla bilgi bulunmadığı için çalışmanın önemine vurgu yaptı. Griffiths ayrıca, “Bunun bir tür madde olduğunu biliyoruz, ancak kurucu parçacığın ne olduğu hakkında hiçbir fikrimiz yok. Yani nasıl davradığını bilmiyoruz. Sadece kütlesi olduğunu ve yerçekimine tabi olduğunu biliyoruz. Kümelenme ya da pürüzsüzlük üzerindeki boyut sınırlarının önemi, bize parçacığn ne olabileceğine dair bazı ipuçları vermesidir. Karanlık madde kümeleri ne kadar küçükse, parçacıklar o kadar büyük olmalıdır” diye konuştu.
HUBBLE TELESKOPU NEDİR? Hubble, uzay mekiği Discovery tarafından Dünya etrafındaki yörüngesine taşınmış bir uzay teleskopudur. Birçok özelliği olmakla birlikte uzay teleskopları arasında en büyüklerinden biridir. NASA ve Avrupa Uzay Ajansı arasında ortak bir çalışmadır ve yerden 550 kilometre yükseklikte yer alır.

Güncel Haberler